Bitlis Doğu Anadolu Turizm Nostaljisi
Doğu Anadolu ‘nun tarihi zenginliğini ve doğal güzelliklerini bir araya getiren Bitlis, tarih boyunca farklı medeniyetleri ağırlamış. 7000 yıllık geçmişi ile ön plana çıkan şehrin kendine has bir atmosferi bulunmakta.
2.
Osmanlı Dönemi Bitlis Haritası
Osmanlı İmparatorluğu'nun Bitlis üzerindeki hakimiyeti 1481 yıllarından itibaren sıklaşmıştır. Özellikle İdris-i Bitlisi’nin Gerek II. Bayezıd’e ve gerekse Yavuz Sultan Selim’e yaptığı iyiliklerin karşılığı olarak Bitlis’e fazla dokunulmamış, hatta diğer vilayetlerden fazla tolerans tanınmıştır. İdris’i Bitlisi, Şah İsmail’e karşı Mardin’den Erzurum’a kadar olan ve içlerinde Bitlis Şeref Han Beyliği'nin de bulunduğu 25 aşireti Osmanlı Devleti’ne bağlamış, karşılığında Yavuz tarafından bu beyliklere ayrıcalık tanınmıştır. Her ne kadar Bitlis Osmanlı Toprakları'na bağlanmışsa da, bağımsız bir birim (yurtluk-ocaklık) olarak yönetilmiştir.Böylece 1514 yılında Bitlis, Osmanlı Devleti’ne bağlanmış oldu.
Matrakçı Nasuh'un Bitlis Minyatürü Rus Çarı, Deli Petro’nun vasiyeti gereği yıllardan beri sıcak denizlere ulaşma hayalleri içinde yaşayan Çarlık Rusya Orduları Birinci Dünya Harbinin başlaması ile harekete geçmiştir. Kısa bir süre içeriside Doğu Anadolu’nun birçok şehrini işgal eden Rus birlikleriyle ona öncülük eden gözü dönmüş Ermeni çapulcuları Bitlis sınırlarına dayanmıştır.
1915 yılının Temmuz ayının bir Ramazan gecesinde, Ruslar'ın Bitlis’i işgal etmek için Başhan Mevkiine geldiği haberi alınmıştır.Bu haberi alan bütün Bitlis halkı, çocuklarının ellerinden tutarak göç için yollara düşmüştür. Ancak Bitlis’teki Türk Askerinin ve Milis Kuvvetler'in dirayetli savunması sonucunda, Ruslar Bitlis’e giremeyerek geri çekilmiştir. Ancak bu sevinç fazla sürmemiş, Şubat 1916 sonlarında Rus askeri ve Ermeni İntikam Tugayları tekrar Bitlis kapılarına dayanmıştır.
Bitlis’i savunan kuvvetlerin toplamı 1400-2000 kişi arasındaydı. Bu birliğin 600 kişilik kısmı milis kuvvetlerden teşekkül etmişti. Piyade Yarbay Ali Çetinkaya komutasındaki Türk birliği, silah, cephane ve asker bakımından kendisinden çok fazla olan Rus ve Ermeni birlikleriyle savaşmak zorunda kalmıştır. Bütün direnmelere rağmen, 3 Mart 1916 günü saat 05 ’de Bitlis işgal edilmiştir. İşgalden sonra özellikle Rus birliklerinin içerisinde bulunan ve Ermenileri felakete sürükleyenlerden birisi olan Antranik’in kurmuş olduğu “Ermeni İntikam Tugayları” şehir merkezine dağılarak, zamanında göç edememiş kimsesiz, yaşlı ve hastaları katletmeye başlamışlardır. Bu işgalle beraber Bitlis, ikinci büyük göç olayını yaşamıştır. Göç edemeyip şehirde kalanlar Ermeni kurbanı olurken, göç edenler ise çetin kış şartları altında açlık, sefalet ve çapulcuların kurbanı olmuştur. Göç eden halk, götüremediği 1000’den fazla çocuğunu köprü altlarında, kar kümelerinin yanında ölüme terk etmiştir.
Bitlis Geçitleri’nin Ruslar'ın eline geçmesi Türk Genel Kurmayı’nı düşündürmeye yönelmiştir. Bu geçitlerin düşman eline geçmesi; Diyarbakır, Adana, Halep, Bağdat Yolunun düşmana açılması manasına geliyordu. Bitlis’in acil olarak geri alınmasına karar veren Türk Genel Kurmayı, Çanakkale Savaşlarında büyük kahramanlıklar göstermiş ve o tarihlerde Edirne’de istirahatta bulunan 2. Ordunun, öncelikle 2. Orduya bağlı 16. Kolordunun acilen Bitlis Cephesine gönderilmesine karar vermiştir. Bu Kolordunun Komutanlığına Anafartalar Kahramanı Mustafa Kemal’i atamıştır. Albaylıktan Generalliğe yükseltilen Mustafa Kemal, 27 Mart tarihinde ilimizi ziyaret etmiş, gerekli talimatları verdikten sonra karargahını kurmuş olduğu Silvan’a geri dönmüştür. Temmuz ayı sonlarında taarruz için tekrar Bitlis’e gelmiştir. 1 Ağustos 1916 tarihinde Mustafa Kemal tarafından taarruz emri verilmiş, 8 Ağustos 1916 tarihinde Bitlis sabah 05 ’de istiklaline kavuşmuştur.
5 ay 5 gün düşman işgalinde kalan Bitlis, savaş sonrası harabeye dönmüştür. Savaşın ağır faturası halen günümüzde çekilmektedir.
Savaşla beraber başlayan göç hareketleri, bütün hızıyla günümüzde de sürmektedir. Bitlis’in kurtuluşu, Türk’ün makus talihinin yenildiği gündür. Bitlis, Birinci Dünya Savaşı'yla beraber Anadolu’da işgal edilen vilayetler içinde istiklaline kavuşan ilk şehirdir. Bu kurtuluş, milli mücadelenin ilk kıvılcımıdır.
Turizm Günlüğü