Kastamonu Karadeniz Turizm Nostaljisi
Kastamonu; dağları, ovaları ve sahilleri ile doğanın en güzel yönlerini yansıtıyor ve kültürel zenginliğiyle de ziyaretçilerini şaşırtmayı başarıyor. Büyük şehirlerin karmaşasından uzak huzurlu bir atmosfer sunan Kastamonu, Türkiye’nin cennet köşelerinden biri olarak görülüyor. Çağlar boyunca farklı uygarlıklara ev sahipliği yapmış olan Kastamonu’nun güneyinde Ilgaz Dağları ve kuzeyinde Küre Dağları uzanıyor. Hala geçmişten gelen ruhu yaşatan bir atmosfere sahip olan şehir, Osmanlı’dan günümüze ulaşmış olan mimari eserler ile tarihe tanıklık ediyor.
8.
KASTAMONU ARKEOLOJİ MÜZESİ
Kastamonu kent merkezinde yer alan müze binasının planını Mimar Kemaleddin Bey çizmiştir ve 1917 yılında İttihat ve Terakki Kulübü olarak yapılmıştır. 1921 yılında İstiklal Mahkemesi olarak hizmet veren bina, 1945 yılına kadar Türk Ocağı, Halk Fıkrası ve Kastamonu Gençlik Teşkilatı binaları olarak da işlev görmüştür.
30 Ağustos 1925 tarihinde Mustafa Kemal Atatürk, İnebolu’dan sonra şapka ve kıyafet inkılabına ilişkin ikinci nutkunu burada vermiştir. 1945-1952 yılları arasında arkeolojik eserlerin toplandığı bir depo iken 1952 yılında bölge müzesi haline getirilmiştir. Kastamonu ve civarından toplanan birçok eser ile bölge ilk çağ tarihine ışık tutan müzede çeşitli dönemlere ilişkin zengin eserler bulunmaktadır. Ayrıca teşhirin bir bölümü Atatürk Salonu olarak düzenlenmiş olup, Atatürk'ün 1925 yılında Kastamonu gezisinde kullandığı çeşitli eşyalar ve fotoğraflar sergilenmektedir.
Turizm Günlüğü