Turizmin Gelecek Anlayışı
Turizmin Gelecek Anlayışı İnsanlığın başlangıcıyla ortaya çıkan hareket ve seyahat olgusu yüzlerce yıllık süreçte değişerek gelişecek. Çeşitlenerek günümüze kadar süregelmiş ve insanlık var oldukça da değişerek devam edeceğine inanıyorum .
Turizmin Gelecek Anlayışı
Merhabalar Değerli meslektaşlarımız ve sevgili okuyucularımız ;
Başta Sayın Haydar Çetin olmak üzere www.turizmgunlugu.net organizasyonuna emeği geçen herkese teşekkür ederek ve başarılar dileyerek başlamak istiyorum .
Turizmin Geleceğinde daha iyi hizmet anlayışını nasıl yönlendiririz ?
İnsanlığın başlangıcıyla ortaya çıkan hareket ve seyahat olgusu yüzlerce yıllık süreçte değişerek gelişecek. Çeşitlenerek günümüze kadar süregelmiş ve insanlık var oldukça da değişerek devam edeceğine inanıyorum .
Türkiye olarak bizden önceki ve bizim kuşağın yoğun olarak yaşadığı özellikle ülkemiz özelinde resort otelcilik ile hizmet anlayışı daha bir ön plana çıkmıştır. Hatırlanacağı üzere ; önceleri daha çok şehir otelciliği, camping, pansiyon vb küçük çaplı ve daha az hizmet çeşitliliği ile başlayan sonrasında özellikle resort ve tatil otelciliği ile hizmet ön plana çıkmaya başlamış ve günümüzde gelişerek devam etmektedir. Daha düşük kapasiteli ve Yarım pansiyon tesislerde sabah kahvaltısı öğlen snack , bar hizmetleri akşam yemeği ile değişim başlamış ve Her şey dahilin hayatımıza girmesi ve tesis kapasiteleri artmış , oda sayıları neredeyse 2 ye 3 katlanmış ve konsept içinde tüm konukların peşin ödeme yaparak almaya hak kazandıkları hizmet ürün iş yoğunluğunu artırarak, öncesinde misafirlere götürülen hizmetler self servis sistemine doğru evrilmiş, rekabet arttıkça özellikle ülkemiz’de her şey dahil, ultra her şey dahil, A la carte hd vb çeşitlilikle hizmet çeşitliliği ve kalitesi gelişmiş yükselmeye devam etmiş, Özellikle Akdeniz bölgesi ve yakın bölgelerde bizi ön plana çıkarmıştır. Bu arada fiyat olgusunu’ da önemli bir neden olarak ifade durumundayım .
Pandemi öncesine kadar ; bölgemizde kısmen yaşanan politik ve ekonomik krizlerde ve sıkıntılarda ülke olarak çok fazla dezavantajımız, eksik yönlerimiz , sorunları yanlış yönetmemiz ya da yönetemememizin sonucu olarak,(Komşu ülkelerle yaşanan sıkıntılar, o ülkelerdeki iç karışıklıklar, yer yer savaşlar, bağlı olan göç olayları vb) sektör olarak çok derin krizler yaşamamıza neden olmuştur. Burada kişisel gözlemim olarak ifade etmek gerekirse: HİZMET ve bağlı olarak FİYAT bu krizleri olabileceğinden daha az kayıplarla atlatmamıza yardımcı olmuştur.
Tesislerimizin Akdeniz kuşağında en yeni yapılar olması rekabete bağlı olarak bakımlarının yapılması, alanlarının bazı bölgeler hariç geniş olması ve her sınıf ve her yıldızda Misafirperverlik olgusunun getirdiği yatkınlık ve işini seven çalışanların bireysel ve ekip olarak ortaya koyduğu çabalar ile HİZMET seviyeleri hep ödenen paraların ya üzerinde ya da tam anlamı ile karşılamak noktasında olmuştur. Son yıllarda yurtdışında çalışma şansı yakalamış bir meslektaşınız olarak gerek konseptler gerekse fiziksel yapılar gerekse çalışanların (Hava alanlarındaki çalışanlardan, Otel çalışanından, transfer çalışanlarına, rehberlerinden,paydaşlarımız olan günlük tur organizasyonlarına, otel dışındaki hizmet ve ürün satanlarına kadar) turizm olgusuna, sektörüne bakışlarımızdaki farklılıkları gözlemleme şansına sahip oldum.
Ülkemizin Hizmet konusunda başarılı olduğuna inanıyorum. Biz ülke olarak özellikle pandemi sürecinin getirdiği olumsuzluklar, Sektör çalışanlarının yaşadıkları olumsuzluklar. Kamu otoritesi, Yatırımcı ve çalışanların ortak hareketi, yönlendirmesi ile mümkün olan, en az kayıp ile atlatılması.( Gerek maddi gerekse manevi anlamda), sonraki süreçte toparlanmanın hızlı olacağına inanıyorum. Yani genç, tecrübeli eski yeni tüm meslektaşlarımızı sektörde tutmanın bir yolunu bulmalı ve bu çok sıkıntılı dönemlerde onlar için elimizden geleni yapmalıyız. Önceki her kriz dönemlerinde olduğu gibi bu krizde elbette bitecek. İşte o zaman geçmişteki günlere tekrar dönülecek, ülkemizi, hizmetimizi, çalışanlarımızı, turizm anlayışımızı, doğamızı, yemeklerimizi, güler yüzümüzü, eğlencelerimizi, denizimizi, havuzlarımızı kısacası TÜRKİYE’de yaptıkları tatili özleyen konuklarımıza hazır olmalıyız. Aksi taktirde bunun bedelini hem fiyatlar ile hem de sayılar ile ödeyeceğimize hiç kimsenin şüphesi olmamalıdır. Hiçbir şey vazgeçilmez değildir. Bunu unutmamalı çalışanlarımızı ve bu zamana kadar ortaya koyduğumuz ve ülkemizi başarılı kılan argümanları, pandemiye bağlı olarak geliştirip, yenileyerek, yeniden organize ederek hazır hale getirmeli, hazır olmalıyız. Çünkü artık her şey YENİSİ gibi olacak .
Türkiye misafiri Türkiye’den vaz geçmeme eğilimindedir. Bu düşüncemi ifade ederken daha önce yer yer yaşadığımız gibi kendimizi vazgeçilmez görme hatasına düşer isek kaybeden yine biz oluruz.
Elbette yanlışlarımızın da çok fazla olduğu gerçeğini unutmamalıyız. Özellikle yatak arzı konusu ve bazı bölgelerde haddinden fazla oluşan kapasite fazlalığı en büyük tehlikelerden biridir. Doğaya karşı fütursuzca davranışımız azımsanmayacak tehlikeleri beraberinde getirecektir. Yeni yatırımlar ve doğa konusunda çok daha dikkatli olmalı bu sektörü politikalar üsti ve devlet politikası olarak görmeye ve buna göre davranmaya başlamalıyız . Sektörden içimizden çıkan bir yatırımcının Turizm bakanı olması sektör açısından büyük avantajdır ama, sektörün diğer tüm dinamik ve bileşenleri ile kendilerinin yanında olunmalı ve her konuda yoğun bir destek verilmelidir. Bu bir takım çalışmasındır en alt en küçük biriminden en büyük birimine kadar. Sektör şanslı ki Turizmi anlatmak zorunda olmadığı bir bakana sahiptir. Hepimiz kadar hatta bir çoğumuzdan daha tecrübeli bir bakana sahip olmak destek verilir ise daha fazla olumlu sonuçları getirecektir.
Tanıtım çok geniş bir olgudur ;
Tanıtım havaalanında başlar, otobüste, transfer aracında, otele ilk girişte devam eder. Ben otel otelde satılır düşüncesine gönülden inanan meslektaşlarımızdanım. Ve bunun sonuçlarını somut olarak yaşadım ve yaşamaya devam ediyorum. Makro anlamdaki tanıtım ise işin profesyonelleri ve sektörün profesyonelleri, sivil toplum örgütleri ve kamu otoritesinin belirli sürelerle bir araya gelerek dinamik bir şekilde planlanması gereken bir olgudur. Tanıtımın etkisini, büyüklüğünü şu kadar para harcadık harcıyoruz dan çok – ki yıllardır hep bu şekilde haberler okuruz, daha somut sonuç ve veriler ile ölçebilmeliyiz. (Bu tabiki yapılıyor ama geniş kapsamlı ve çoklu düşünceden ortak sonuca ulaşılarak yapılmalıdır.) İletişimin bu kadar hızla geliştiği günümüzde bundan 10 yıl öncenin kabul görmüş yöntemleri ile bu gün tanıtım yapmak boşa harcanan emek ve para demektir. Artık bazı şeyler daha farklı, daha hızlı daha ekonomik ve efektif şekilde yapılabilmektedir. Sektörün gelişimine paralel bu sektörde onlarca yıllık tecrübeye sahip yatırımcılar, yöneticiler ve Sn. Hüseyin BARANER gibi değerlerimizin fikir ve çalışmaları daha da desteklenmeli ve her anlamda yanında olunmalıdır. (Turizm ajansları ile, ortak olarak yapılabilir )
Maalesef ifade etmekten son derece üzgün olduğum ve söylemeden geçemeyeceğim bir konu, Dünyadaki en değerli varlık olan Bilgi, Entelektüel Birikimi ve Tecrübe bizim ülkemizde yeterince karşılık bulamamaktadır. Bunu bir çok konuda gözlemlemek mümkündür. Oysa gelişmiş ve örnek alınması gereken ülkeler ve bu ülkeleri örnek alan bazı ülkeler bu değerlere kapılarını sonuna kadar açmış ve onları istihdam etmekte ülkelerine davet etmektedir. Bu konuda hata yaptığımız gerçeğini göz ardı etmemeliyiz.
Eleştirilmekten ve eleştirmekten çekinmemeli, korkmamalı, tıpki bize herhangi bir sorunu ile ilgili şikayete gelen, eleştirmeye gelen misafirlerimize gösterdiğimiz anlayışı ; sektörün dinamiklerine , paydaşlarına kendi kendimize de göstermeliyiz. Gelişmenin ana unsurlarından bir tanesi ve en önemlisi budur. Unutmamalıyız :
ELEŞTİRİ HER VERİMLİ DAVRANIŞIN ZORUNLU GEREĞİDİR.